Passi Italiani con Divarese

Passi Italiani con Divarese

Divarese deyince birçoğumuzun aklına o meşhur oxford ayakkabılar gelir. Ve tabi ki ülkemizin başarılı markalarından biri olduğu. Fakat marka aslında kökü İtalya’ya dayanan bir hikayeye sahip. 1870 yılında, İtalya’nın Varese şehrinde, ayakkabı üreticisi Santino Troli ve oğlı Luigi tarafından yaratılıyor. Calzaturifico Di Varese adlı ilk mağazalarını 1899 yılında Milano’da açıyorlar. İlerleyen dönemlerde Benetton grubunun almasıyla Calzaturificio di Varese markası “Divarese”ye dönüşüyor. 2010 yılından bu yana ise A&Y Marka Mağazacılık bünyesinde varlığını sürdürüyor. Son imaj çekimlerini köklerine saygı gösterisi olarak Milano’da gerçekleştiren marka İtalyan işçiliğinin kalitesini dnasında barındırmayı sürdürüyor. Ben de marka ile gerçekleştirdiğim dijital proje kapsamında Milano sokaklarını Divarese ayakkabılarla arşınladım ve hem rahatlık hem tasarım olarak İtalyan markalara meydan okuduğuna bizzat tanık oldum.

İlk durağımız olan Milano, benim günlük koşturmalarım içerisinde yürümeyi tercih ettiğim bir şehir. Evimden çıkıp her yere yürüyebilme lüksüne bir de Divarese’nin konforu eklenince attığım her adım çok keyif doluydu. Her ne kadar yarı yarıya Milano’da yaşasam ve de defalarca gidip gelmiş olsam da turistik faaliyetlerden vazgeçemiyorum. Pizzamı alıp merdivenlerde yemek, o meşhur kafelerinde oturup Espresso içmek… Bir de daha yerel aktiviteler var. Her şeyin inci gibi dizildiği İtalyan manavlarından alışveriş ve de gizli kalmış Vintage butiklerden alışveriş yapmak gibi. Tüm bu anlarda Divarese’nin birbirinden farklı ama konfor konusunda birebir aynı ayakkabıları bana eşlik etti. Bununla kalmadı. Daha uzak yollara birlikte gittik.

Hafta sonu için Milano’dan trenle Portofino’nun yolunu tutuyoruz. İlk durağımız Santa Margherita Ligure. Benim 3. kez gittiğim  bu rüya kasaba gerçekten her seferinde daha çok büyülüyor. O kadar renkli, düzenli ki; kendinizi bir film sahnesinde gibi hissediyorsunuz. Santa Margherita Ligure’e 4 KM mesafede yer alan Portofino’ya gitmek için otobüse binip yola koyulduğunuz an, zihninizde o şarkıyı söylemeye başlıyorsunuz farkında olmadan. “I found my love in Portofino”.. Çünkü öylesine güzel bir doğadan geçiyorsunuz ki yol boyunca, her detay öylesine güzel ve romantik ki; aşkı akla getirmemek mümkün değil. Havanın soğuk olması sebebiyle oldukça sakin olan Portofino’da deniz kenarındaki bir restaurantta oturup deniz mahsüllü salatamı yerken, bir yandan da kuşları besliyorum. Sonra daracık ve yokuşlu sokaklarından tepedeki kiliseye çıkıyorum. Her adımımda tabi ki Divarese botlarım bana eşlik ediyor. Bense onu İtalyan köklerine geri getirmiş olmanın huzuruyla uçar adım yürüyorum.IMG_4901

Processed with VSCO with a6 preset

Processed with VSCO with a6 preset

FullSizeRender-4IMG_8917 PSIMG_8937 PSIMG_9003 PSIMG_9057 PSIMG_9113 PS

IMG_8817 PSIMG_8839 PS

IMG_9244 PSIMG_9395 PSIMG_9396 PS

Photos by Gabriela Bell

Bunları da beğenebilirsin

Yorum Yap

Your email address will not be published. Gerekli alanlar *

X